Ben İbrahim Bulut Türkiye Kamu-Sen Bursa İl Temsilcisiyim.
Bugünden itibaren BURSAM MEDYA’da her hafta yazım olacak.
BURSAM MEDYA’nın sahibi Kadir Şahin Bey’in teklifine olumsuz cevap vermek mümkün değildi.
Bundan sonra sendikacılık, memurlar, emekliler hakkında yazılarımla sizlerle birlikte olacağım.
Değerli emek ve mücadele arkadaşlarım;
İlk yazım olması, taşıdığım sendikal kimlik ve uzun yıllardır verdiğim emek mücadelesi sebebiyle öncelikle sendika nedir? Ne işe yarar? Neden sendikalı olmalıyız? Sarı sendika nedir? Bunlardan bahsetmek istiyorum.
Önce memur sendikaları diyelim…
Kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal, mesleki hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için kurulan yasal mesleki örgütlerdir.
Nedir temel amaçları?
Üyelerinin maaşlarını, özlük haklarını ve çalışma koşullarını iyileştirmek, mesleki gelişimlerine destek olmak, haksızlıklara karşı hukuki ve idari destek sağlamaktır.
Türkiye’de Memur Sendikacılığının dünü ve bugünü diyerek bugünkü yazımıza devam edelim…
Türkiye’de memurların sendikal geçmişi oldukça dalgalı olmakla birlikte, İlk defa 1961 Anayasası ile kamu personeline sendika kurma hakkı tanınmış lakin, bu süreç iyi değerlendirilemediğinden 1971 Anayasa değişikliği ile bu hak ne yazık ki geri alınmıştır. Memurlar, 1990’ların başına kadar yasal olarak sendikalaşamamışlardır. 1990’lardan sonra fiili olarak başlayan sendikalaşma süreci, 2001 yılında 57. Hükümet yılında 57. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ile yasal bir zemine oturmuştur. 4688 sayılı kanunun çıkmasında Türkiye Kamu-Sen’in Kurucu Genel Başkanı ve dönemin Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekili Sayın Ali Işıklar ve mesai arkadaşlarına bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz. Memurlar şu an 4688 sayılı Kanun kapsamında istedikleri sendikaya özgür iradeleri ile üye olabiliyorlar. Sendikalar, iki (2) yılda bir kamu işvereni (hükümet) ile masaya oturarak toplu sözleşme görüşmeleri yaparlar. Ancak, hükümet ile toplu sözleşme masasına oturmak yasa ile bazı şartlara bağlanmıştır.
Konuyu kısaca özetleyecek olursak, 11 hizmet kolunda örgütlü olmanız, sonrasında bağlı olduğunuz bir konfederasyon olması ve en önemlisi de tüm konfederasyon ve sendikalar içinde en fazla üyeye sahip olmanız gerekmektedir. İşte bu noktada tüm sorumluluk kamu çalışanlarına, yani siz değerli mücadele arkadaşlarıma düşüyor.
Artık bilgiye ulaşmak çok kolay…
Her ne kadar adı telefon olsa da hepimiz aslında cebimizde, çantamızda veya elimizde birer bilgisayar taşıyoruz. Kim ne yapmış ne söylemiş ya da ne yapmak istiyor? Anında tüm bu sorularımıza cevap bulabiliyoruz. Teknolojinin bizlere bu kadar fırsat ve kolaylık sunduğu bir dönemde, pazardan ya da manavdan domates alırken gösterdiğimiz özeni çalışma hayatımızı ve geleceğimizi etkileyecek sendikal tercihimizi yaparken de gösterelim.
Sarı sendika nedir?
Sarı sendika, İşçinin veya memurun hakkını işverene (veya hükümete) karşı savunmak yerine, idareyle uzlaşmacı bir tavır sergileyen, çalışanların hak ve menfaatlerinden ziyade idarenin/sermayenin çıkar ve menfaatlerini gözeten sendikalara verilen isimdir.
Peki, kırmızı, pembe, turuncu v.s değil de neden SARI SENDİKA denilmektedir?
Bu kavramın kökeni 1900’lerin başındaki Fransa’ya dayanır. Bir grev esnasında işçilerin kurduğu sendika greve giderken, işverenin desteğiyle grevi kırmak amacıyla kurulan sarı renkli bir binada faaliyet gösteren sendikaya işçiler tepki olarak “Sarı Sendika” adını vermişlerdir. Bu tabir, zamanla hükümet ya da işveren yanlısı, mücadeleden uzak sendikaları tanımlamak için evrenselleşmiştir. Günümüzde bazı sendikamsı yapılar renk konusunda çığır açmış olabilirler. Bukalemun gibi bulunduğu ortamın rengine anında dönüşebilen, sendikacılığı Hak’kı tutup kaldırmak yerine, züccaciye dükkanına çeviren bu yapılar, ne yazık ki geleceğimizi elimizden almak adına her yolu kendilerine mübah görür oldular. Tam da bu sebepten sendikal tercihte bulunurken rengine dikkat edin! Aksi takdirde tüm çalışma hayatınızı ve geleceğinizi sarartıp soldurabilirsiniz.
Her şey sizin elinizde! Sensiz Bir Eksik, Seninle YETKİLİYİZ!
Kalın Sağlıcakla….
YORUMLAR