Eskiden kalp krizi denildiğinde insanların aklına ileri yaşlar gelirdi.
Bugün ise durum değişti. Artık genç yaşta kalp krizi geçiren insanların haberlerini daha sık duyar olduk. Kimi spor yaparken, kimi yürürken, kimi de daha hayatının baharında ansızın yere yığılıyor. Toplum olarak ürküyor, şaşırıyor ve aynı soruyu soruyoruz: “Neden?”
Aslında cevap hayatın içinde saklı…
Düzensiz uyku, yoğun stres, hareketsizlik, sağlıksız beslenme ve aşırı ekran bağımlılığı… İnsan bedeni yıllardır sessizce alarm veriyor. Fakat modern hayatın telaşı içinde çoğu zaman bedenimizin sesini duymuyoruz. Saatlerce oturuyor, hızlı tüketiyor, hızlı yaşıyor ama sağlığımızı yavaş yavaş kaybediyoruz.
DOĞRU BILDIĞIMIZ YANLIŞ IÇECEKLER;
Özellikle enerji içecekleri ve aşırı kafein tüketimi gençler arasında ciddi bir risk oluşturmaya başladı. Birkaç saat ayakta kalabilmek için tüketilen bu içecekler, bazen kalbe ağır yük bindirebiliyor. Bunun yanında fast food alışkanlığı, sigara kullanımı ve sürekli stres hali de kalbi yoran en büyük sebepler arasında yer alıyor.
KALBİMİZ SESSIZ MAKINA;
Kalp aslında insanın en sessiz çalışan organlarından biridir. Yorulduğunu çoğu zaman bağırarak değil, fısıldayarak anlatır. Nefes darlığı, çabuk yorulma, çarpıntı, baş ağrısı… Bunlar bazen önemsenmeyen ama dikkate alınması gereken işaretlerdir.
Sağlık ihmale gelmez. İnsan, bedenine iyi bakmayı erteledikçe hayat da bir gün ona durmasını hatırlatır. Oysa bazen düzenli yürüyüş yapmak, tuzu azaltmak, kaliteli uyumak ve stresten uzak durmaya çalışmak bile büyük bir koruma sağlayabilir.
Unutmayalım ki; insanın en büyük zenginliği sağlığıdır. Kaybedildiğinde değil, yerindeyken kıymeti bilinmelidir.
YORUMLAR