Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bahçeli: “Şam’ın güvenliği Ankara’nın da güvenliğidir”

Suriye’de bütünlüğün tesis edilmesi gerektiğini belirten MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir.” mesajını verdi. Terörsüz Türkiye sürecinin hayati olduğunu vurgulayan Bahçeli, dünyaya seslenerek “Filistin ve Gazze meselesinde Barış Kurulu Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır.” dedi.

Suriye'de bütünlüğün tesis edilmesi gerektiğini belirten MHP Genel Başkanı Devlet

Partisinin grup toplantısında konuşan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, huzurlu, güvenli, milli birlik ve bütünlüğü çelikleşmiş, barış ve refahla çatısı örülmüş bir Türkiye’yi Cumhur İttifakı’nın ortak akıl ve ahlaki yapısıyla hayata geçirmenin sonsuz amaç ve azminde olduklarını ifade etti.

Cumhur İttifakı olarak çıkar peşinde olmadıklarını belirten MHP lideri “Özellikle söylemek istiyorum ki, biz çıkarlarımızın değil ülkülerimizin peşindeyiz. Biz ikbalimizin değil istikbalimizin derdindeyiz. Biz yalanın değil hakikatin izindeyiz. Halkın yanındayız, hakkın yanındayız, hakkaniyetin yanındayız, helalin safındayız. Tıpkı bir bayrak gibi haramın karşındayız, hıyanetin karşısındayız, hainlerin karşısındayız, habis emellerin karşı cephesindeyiz. Biz kula kulluğu reddeden inanmış bir vicdana sahibiz. Eğilmez başımızla, teslim olmaz mizacımızla milletimizin hizmetkârıyız. Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaseti Türk tarihinin zamanlar üstü mesajıdır, Türk kültürünün çağları aşan seslenişidir, Türk milletinin gıpta edilen muazzez varlık ve vakarıyla da mündemiçtir. Siyaseti hizmet yarışı yerine hezimet rekabetine, zillet parkuruna dönüştürenler bizi anlayamaz, anlasalar bile anlatmaya takatleri yetemez. Yalanı, fitneyi, dedikoduyu ve iftirayı siyaset zennedenler siyaseti rant ve çıkar devşirme fırsatı gören üç kağıtçılardır. Bizim anlayışımıza göre siyaset bir meziyet, bir mecburiyet, bir meşruiyet, bir meftuniyet, bir mensubiyet olmasının yanı sıra, insana hizmetin, milli iradeye faziletle, fiiliyatla, fikriyatla hassasiyet ve hürmet göstermenin cümlesidir. Bu cümleden mahrum olanların siyasetleri kötüdür, kötürümdür, köhnedir.” dedi.

“SON GELİŞMELER MÜSPET VE KAYDA DEĞERDİR”

Suriye’deki gelişmelerin hem Türkiye hem de bölge ülkeleri için olumlu olduğunu kaydeden Devlet Bahçeli şöyle devam etti:

“Son gelişmeler hem Suriye, hem de bölge ülkeleri ve Türkiye’miz adına son derece müspet ve kayda değerdir. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG/YPG’nin 27 Şubat İmralı çağrısına muhalif ve mugayir hareket ettiği açıktır. Gerçekten de Suriye’de tezahür eden SDG/YPG provokasyonlarını 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak gören ve gösteren bizzat PKK’nın kurucu önderliğidir. Suriye’de yeni bir siyasi ve toplumsal yapı kurulmaktadır. Sıkıyı görünce teslim bayrağını çeken SDG/YPG’nin Şam yönetimiyle 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını imzalamak durumunda kalması oldukça anlamlı ve hayırlı bir sonuçtur. Suriye’de Arap aşiretlerinin, Kürtlerin, Türkmenlerin, diğer etnik grupların bir ve kardeşçe yaşamak dışında arayış ve arzuları yoktur. Özellikle Rakka ve Deyrizor’da ayağa kalkan Arap aşiretleri Şam yönetimiyle el ele vermiş SDG/YPG terörüne karşı olağanüstü bir mücadele sergilemişlerdir. Şunu tekraren açıklamak lazımdır ki, Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır. SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması kuyruklu yalan, A’dan Z’ye hayal mahsulüdür. 18 Ocak 2026 Pazar günü, “Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara’nın Yayımladığı Kararname ve Suriye’de Yaşanan Gelişmelere” ilişkin yapmış olduğum yazılı değerlendirmede her mesele enine boyuna yorumlanmıştır.”

“ŞAM’IN GÜVENLİĞİ ANKARA’NIN GÜVENLİĞİ’DİR”

“Suriye’de hiçbir kesim, hiçbir etnik veya mezhebi grup dışarda bırakılmamalı, mağdur edilmemeli, yok sayılmamalıdır.” diyen Bahçeli sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tek bayrak, tek devlet, tek orduyla birlikte; egemen eşitliği her karış toprağında tesis edilmiş Suriye Cumhuriyeti devleti bölgesel istikrar ve barışa çok değerli katkı verecektir. SDG/YPG’nin devlet içinde devlet gibi hareket eden fiili ve mütecaviz tutumunun sürdürülebilirliği kesinlikle yoktur. Bu nedenle sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da; Ayn el Arap’tan Kamışlı’ya kadar faal halde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm halinde hayata geçirilmelidir. Ne yurt içinde ne de yurt dışında terörizmin ve terör örgütlerinin kanlı kumpas ve komplikasyonlarına tahammül etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, alttan almayacağız. Terörün sonu yoktur. Terörizm çıkmaz sokaktır. İnsanlığa karşı işlenmiş en vahşi suç terör suçudur ve terörle yaşamak, teröre sessiz ve seyirci kalmak onurlu yaşamanın tam tersi, tam zıttıdır. Cinayet, melanet, ihanet ve rezaletlerin hiç kimsenin yanına kalmayacağı, hiçbir hain örgütün yanına bırakılmayacağı da gayet iyi bilinmelidir. Suriye Cumhuriyeti devletinin siyasi ve toprak bütünlüğü, egemenlik haklarıyla iç huzur ve istikrarı tartışılamaz, sulandırılamaz, sakatlanamaz mahiyettedir. Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır. Dileğimiz ve temennimiz şudur: Şam yönetimiyle SDG/YPG arasında imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının bir dönüm noktası teşkil etmesi, “Terörsüz Bölge” hedefiyle siyasi ve toplumsal istikrarı amaçlayan huzurlu Suriye’nin tecellisine azami destek sağlamasıdır.

‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konuşmasının devamında ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine değindi.

“Devlet duyguyla değil akılla yönetilir. Türkiye’nin 1984 yılında fiilen başlayan bölücü terörle mücadelesinin 42 yıldır sürdüğü hepinizin malumudur ve beka düzeyinde en önemli sorunudur. Ve bu sorun köklü olarak halledilecektir. Terörsüz Türkiye’ye adım adım ilerledikçe korkuya kapılanlar, uykuları kaçanlar, çılgına dönenler, hatta her türlü karalama kampanyasına aracı ve alet olanlar kaybetmeye, millet nezdinde mahkum ve mahcup olmaya sonuna kadar müstahaklardır. Tahriklere aldırmayacağız, yolumuzdan ayrılmayacağız. Hamasi ezberlere takılmayacağız, siyasi geçim kapısı demagoji olanları hiç takmayacağız. Vatandaşlarımızın aldatılması, umut tacirliğinin kamçılanması, yalanın egemenlik kurması, halk dalkavukluğunun öne çıkması ve demagojinin geçer akçe görülmesi açıkça millet iradesine fesat karıştırmaktır. Bunun adı da işin özünde “milli irade gasbı“dır. Nihayetinde milli iradeyi gasp etmek için hezeyandan hezeyana koşan palavracı siyaset meddahlarının hala varlığı, ahlaki temele yaslanan dürüst ve namuslu siyaset anlayışının yeterince kök salamadığına işarettir. Gerçekte dürüstlük pahalı bir mülktür, zillete düşmüş ucuz insanlarda asla durmayacak, asla bulunmayacaktır. Onlar ne söylerse söylesin, sırat-ı müstakim üzere mücadelemizi sürdüreceğiz. Ekonomik olarak gelişmiş, siyasal olarak istikrarını kesintisiz korumuş, adaletin gücüyle birliğini ve dayanışma iklimini muhafaza etmiş, her alanda isminden ve iradesinden bahsettirmiş bir Türkiye’yi Allah’ın izniyle inşa ve ihya edeceğiz. Bunu yaparken de ahlaki ve manevi cephemizi sarsan iç ve dış operasyonlara, aile kurumunu tahrip eden sistematik saldırılara, milli varlığımızı, milli değerlerimizi yaralayan, hatta yarmayı amaçlayan tehlikeli akımlara sonuna kadar direniş göstereceğiz.

BARIŞIN KURUCU BAŞKANI CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN OLMALIDIR”

Bahçeli, gündemdeki Barış Kurulu ile ilgili dünyaya seslenerek şu ifadeleri kullandı:

“Filistin ve Gazze meselesinde barışın kurucu başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan olmalıdır, sonra kim katılacaksa katılsın. Barışın başı Türkiye, onun başı Cumhurbaşkanı.”

ÖZEL’İN “EMEKLİ MAAŞI” ÇAĞRISINA YANIT

Emekliler konusunda sözlerinin sonuna kadar arkasında olduklarının altını çizen MHP Lideri “Sözlerimin sonuna kadar arkasında ve emeklilerimizin yanındayız. İmkanlar arttıkça emeklilerimizin durumu iyileşecek. CHP’nin iç çekişmelerine, kumara akan kaynaklarına aklımız ermez; bilgimiz yetmez. MHP, Cumhur İttifakı ortağı ancak iktidar ortağı değildir. Özgür Özel’in bizi emekli maaşıyla ilgili dile dolaması yine kendisini boşa düşürmüştür. Şayet önergelerine destek vermezsek bizi emekliliklere destek vermemekle şuçlayacakmış. Biz bu ayak oyunlarına taviz vermeyiz. Varsa Türkiye’nin gelişmesine yönelik fikirleriniz paylaşın da görelim. CHP boş keseden sallarken MHP vatandaşlarımızın geçim sıkıntısına ekonomik ve politik çözüm aramaktadır.” şeklinde konuştu.

ATLAS ÇAĞLAYAN CİNAYETİ

Gündemdeki Atlas Çağlayan cinayeti uyuşturucu operasyonları ile ilgili konuşan Bahçeli, “Ahmet Minguzzi cinayeti adeta tekrar etti. Acılı ailesine baş sağlığı diliyorum. Suça karışmış ya da suç işlemiş çocuklarla ilgili ne gerekiyorsa yapmalıyız. Geleceğimizi riske atamayız, çocuklarımızı alçak ve namussuz uyuşturucu tacirlerinin eline teslim edemeyiz. Topyekun bir mücadele başlatmalıyız. Süregelen adli süreçlerin acilen sonuçlandırılması talep ve beklentimizdir. Türkiye, Bebek Otel’le ilgili iddialarla anılamaz. Türkiye, havada uçan bir günah jetine atfedilemez.” ifadelerini kullandı.