Yıllar önce “İnsan sağlığını zehirleyen izin olmaz” diyerek uyarılarda bulunmuştu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu.

Birçok örneğini gördük.
Bu acı gerçek itirazlara rağmen yapıldı ve tesis çöktü.
Sonuç…
Bursa’da ciddi bir çevre ve halk sağlığı tehdidi.
Ne oldu dostlar?
12 Mayıs 2020 tarihinde durdurulması için sahaya inmişti Nurhayat Hanım.
Ne yazık ki…
Yenişehir’e bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’ndeki atık barajın çökmesi sonucu, kimyasallarla yıkanmış topraklar Sarıyer Deresi’ni doldurdu, zehirli atıklar Yenişehir Ovası’na doğru yayıldı.
2020 yılında yurttaşlarla birlikte olduğunda bakın ne demişti Sayın Kayışoğlu…
“Köylüleri alana sokmuyorlar, her yer jandarma tarafından kesilmiş. Kepçelerin önüne yatan köylü kadınlara müdahale edildi. Ben de kepçenin önüne geçtim, iş makinesini durdurdum. Yasal izinleri olduklarını söylüyorlar ama insan sağlığını zehirleyen izin olmaz.”
Şimdi neler dedi Nurhayat Hanım?
Yaşananlar, çevreyi ve halk sağlığını hiçe sayan madencilik anlayışının doğrudan sonucudur. Mesele haklı çıkmak değil, doğayı, suyu, toprağı ve insanı korumak. Bugün gelinen noktada Bursalıların sağlığının nasıl hiçe sayıldığını gördük.
Çöken baraj ile birlikte kimyasal maddeler Yenişehir Ovası’na karışarak Bursalıların sağlığını hiçe saymaktadır. İnsan sağlığını zehirleyen hiçbir faaliyetin meşruiyeti olamaz. Bugün yaşanan çevre felaketi, yıllardır dile getirdiğimiz uyarıların sonucudur. Bu olayla ilgili derhal bağımsız ve şeffaf bir soruşturma açılmalıdır. Doğayı katleden bu düzenle mücadelemiz sürecek.”
Mesele haklı çıkmak değil, doğayı, suyu, toprağı korumak diyor Nurhayat Hanım.
Bu sözün altına imzamı atarım.
Konu bu.
Siyaset yapmadan geleceği görerek adım atmak ve bunu takip etmek.
Kızılderili sözleri ne güzeldir…
“Yeryüzü üzerindeki her şeye saygılı ol. İster insan ister bitki olsun. Doğa bizim için değildir, o bizim parçamızdır. Onlar senin dünyasal ailenin parçalarıdır.”
“Yanlışı gören ve önlemek için eli uzatmayan, yanlışı yapan kadar suçludur.”
“Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak.”
Ve şunu ekleyelim…
Paranın yeşilini mi tercih edersiniz, doğanın yeşilini mi?
Nurhayat Hanım şunu 6 yıl önce yapmış…
Yanlışı görmüş ve önlemek için yurttaşlarla birlikte elini uzatmış.
Ya biz?
YORUMLAR