Gazeteci…
Her zaman toplumdaki hak mücadelelerinin sesi olmak zorundadır.
Gazeteci…
Birilerinin gemisine, uçağına binip gezen, karakterini zedeleyen değildir.
Gazeteci…
Onun bunun verdiği kahvaltılı, yemekli toplantılara gitmeyendir.
Gazeteci…
Ekmeğinin yalnız yazdığı haber ve çektiği fotoğraf olduğunu unutmayandır.
Gazeteci…
“Bırakın şunları ya! Bir yemeğe, 3 kuruşa satın alırım” dedirtmeyendir.
Gazeteci…
Gece yarısı eşinin, çocuklarının yanından kalkıp, habere gidendir.
Gazeteci…
Günü, saati, mesaisi belirlenemeyen bir kişidir.
Gazeteci…
Basın meslek kurallarına uymayı görev sayandır.
Gazeteci…
Üç kuruşa meslektaşlarının yüzünü yere eğdiren olmayandır.

Mesleğimizde temel ilke kamu yararıdır.
İktidardan ya da muhalefetten, kim olursa olsun güce karşı mesafesini korumayan kişi gazetecilik ilkelerini çiğniyor demektir.
Bugün…
10 Ocak 2026.
Yine basın davetleri…
Ne diyor o davetlerde?
“10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününde siz değerli basın çalışanları ile olmaktan onur duyacağız.”
Ve hemen o yazının altında tarih saat ve yüzümüm kızardığı çirkin bir davet…
“Günümüz kahvaltılıdır.”
“Gazeteciyim” diyebilenlerin gitmemesi gereken davettir bunlar.
Gazetecinin ekmeği nedir?
Haber ve fotoğraf.
Bir simit, bir çay ile karnımız doyar mı?
Evet.
O toplantılara gitmeyin.
Yüzümüzü kızartmayın, arkanızdan laf söyletmeyin.
“Gazeteciyim” diyorsanız orada olmamalısınız.
YORUMLAR