Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Kayhan Kaymaz
Kayhan Kaymaz

Suriye bataklığı…

Göreceksiniz…

Yazımın ilerleyen bölümlerinde birilerinin amacını net olarak söyledi Bursa eski milletvekili.

Okuyun dostlar…

Ne ABD ne Rusya ne İngiltere ne Fransa ne Almanya ne Çin.

Büyük güçler mi?

Ne yazık ki öyle.

Ancak dünya da tüm değerlere sahip olmak gibi hiç de samimi olmayan tavırları ile her yurttaşın tepkisini çeken ülkelerdir bunlar.

Bu ülkeleri hiç umursamayan ve onlara her daim kafa tutan iki lider vardır dünya da.

Atatürk ve İsmet İnönü.

1980 öncesi devrimciler de Ülkücüler de “Tam Bağımsız Türkiye” dediler, istediler.

1980 darbesi ile ne yazık ki iki tarafa da çok büyük bedel ödettiler.

Ve şu anda yine ABD baş rollerde.

Ne yaptı?

Venezuela’ya saldırdı.

Kim ne tavır alacak?

Hiç kimse?

Bazı ülkeler kınayacak ve sonra yine bildiğini okuyacak o güç.

Bursam Medya -

Bakın bir açıklama yaptı Bursa eski Milletvekili Mustafa Hidayet Vahapoğlu…

Venezuela’nın önemli bir askeri tesisinde yangın, Yemen’de her gün şiddeti artan iç savaş, bölünen Somali/Somaliland ve bölünmesine karar verilen Sudan.  Yönetim/rejim değişikliği için hareketlendirilen İran halkı. Peşinden Suriye ve Irak’ın gündeme geleceğini söylemek yanlış olmayacaktır. Bu ülkelerin jeopolitik konumlarını göz önüne aldığınızda tüm bu gelişmeler olağan mı, kurgulayan biri ya da birileri var mı ya da kimin lehine meydana gelmektedir?”

Başka bir konuda da dikkatimizi çekiyor Sayın Vahapoğlu…

“İran’daki halk hareketlerinin yaygın hale dönüşmesi sonucunda kişi can ve mal güvenliğinin riskli hale gelmesi kaçınılmazdır. Bu durum geniş kitlelerin İran’dan kaçmasına dolayısıyla düzensiz göçe sebep olabilecektir. Emniyetsiz ve asayişsizliğin tetikleyeceği düzensiz göçün yöneleceği ilk ve öncelikli hedef ülke Türkiye’dir. Türkiye’nin insani ve tarihi sorumluluk anlayışı ile uzun yıllardır uyguladığı açık kapı/açık sınır politikasının sonucunda zulüm, savaş ve ölümden kaçanlara kucak açtığı bilinmektedir. Ancak ülkemize kabul edilenlerinden dolayı katlanılan sosyal-ekonomik-politik ve güvenlik yük inkâr edilemez boyuttadır. Bu yüke İran’dan geleceklerin de ilavesi halinde oluşacak devasa yükü ülkemizin ne ölçüde taşıyabileceği hatta daha ne gibi sorunlarla karşı karşıya kalacağı, dolayısıyla açık kapı politikasının sürdürülmesinin sağlayacağı yararlar tartışmalıdır. İran’dan olası bir göç hayal ya da ihtimal değildir. Yaşanacaktır. O nedenle bu konunun duygusallıktan uzaklaşıp objektif verilere göre değerlendirilmeye ihtiyacı vardır. Suriye Demokratik Güçleri (SDG)’den dolayı Türkiye Suriye bataklığına çekilirse (ki oyun bu). Örs’ün üzerine oturur ve çekici yer. Suriye’de oynanan oyunun bir parçası Türkiye’yi Suriye’ye çekmektir. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve üniter yapısının korunması Türkiye’nin güvenliği için önemlidir. Ayrıca Türkiye’nin Suriye bataklığına çekilme ihtimali de Türkiye’nin güvenliğini tehdit edecek riskler taşımaktadır. Türkiye ŞAM yönetimi ile SDG arasındaki problemlerin çözülmesi konusunda ŞAM yönetimine gerekli siyasi, diplomatik ve hatta ekonomik her türlü desteği verilebilir.  Ancak verilecek destek ŞAM’ın yerine Suriye’ye asker indirip SDG’yi terbiye etmek olmamalıdır. Çünkü orada küresel oyun kurucunun iki unsuru karşı karşıyadır. Hem SDG hem Şam yönetimi küresel oyun kurucunun bölgedeki iki aktörüdür. Piyonudur. Bu nedenle Türkiye silahların konuşacağı bir oyuna balıklama dalmamalı hatta askeri bir tedbiri aklından bile geçirmemelidir. Gerekirse SDG ve Şam Yönetimi’nin kapışmasına bir müddet seyirci kalınmalıdır. Türkiye soğukkanlılığını koruduğu müddetçe zaman Türkiye’nin lehine gelişecektir. Unutmayalım ki Orta Doğu siyaset cambazlarının her ipte oynadığı ve küresel oyun kurucuların uzattığı havucun peşinde koşarak akla hayale gelmeyen düzenbazlıkların yapıldığı, kimin kıblesinin neresi olduğu belli olmayan bir bölgedir.  Bu bölgede duygusal davranmaya yer yoktur. Ayrıca bu bölgede yaşayan Türk unsurlar dışında kalanların tamamı Türk ve Türkiye düşmanıdır. Osmanlı bu acı gerçeği yaşamıştır, Cumhuriyet Türkiye’si bu tecrübeyi yeniden yaşamamalıdır.”

Net uyarı.

Dikkate alınır mı?

Bu konuda Dış İşleri, İç İşleri bakanları mutlaka açıklama yapmalı.

Bunları kim söyledi?

20 yıl Milli Güvenlik Kurulunda Genel Sekreterlikte görev yapmış MHP eski Milletvekili ve emekli Albay Mustafa Hidayet Vahapoğlu.

Yetkililerimiz ne gerekiyorsa yapmalı.

Başka sözümüz yok değerli okuyucularım…

Sayın Vahapoğlu gerekli açıklamayı yaptı.

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

three × 5 =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER